
DÜNYA MİRASI "SELİMİYE"
Enver ŞENGÜL
28 Haziran 2011 Salı Günü, Paris’te yapılan UNESCO Dünya Mirası Komitesi toplantısında Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi’nin Dünya Mirası Listesi’ne adaylığını değerlendirdi ve komite oybirliğiyle bu eserimizin Dünya Mirası Listesine girmesine karar verdi. Böylece ülkemizdeki Dünya Mirası Listesi’ndeki kültür varlıklarımızın sayısı 10 a yükseldi.
Türkiye'nin başvuruları sonucunda Dünya Kültür Mirası Listesine 1982 yılından bu yana İstanbul'un Tarihi Alanları, Safranbolu Şehri (Karabük), Hattuşaş (Boğazköy)-Hitit Başkenti (Çorum), Nemrut Dağı (Adıyaman-Kahta), Xanthos-Letoon (Antalya-Muğla), Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas), Truva Antik Kenti (Çanakkale), Pamukkale-Hierapolis (Denizli), Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) alınmıştı.
1972 tarihli UNESCO "Dünya Doğal ve Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi"ne göre, dünyada "evrensel seçkin değer" ölçütlerine uyan kültürel ve doğal varlıklar, "Dünya Mirası" sayılıyor.
"Dünya Mirası Listesi" adını taşıyan bu listeye girmeyi başaran yerler, dünya çapında statü, prestij, turistik çekicilik, kaynak ve teknik yardım imkanı elde ediyor.
Üye ülkeler ise bunun karşılığında söz konusu yerlerin "otantikliğini ve bütünselliğini" bir Yönetim Planı çerçevesinde korumak üzere gerekli idari önlemleri alma yükümlülüğünü üstleniyor.
Sözleşmenin uygulamasının izlenmesinden, 24 ülkeden uluslararası uzmanların seçilerek yer aldığı Dünya Miras Komitesi sorumlu. Listeye girecek yerleri de aynı Komite tespit ediyor.
UFUKLARIN TACI
Selimiye “Kentin Tacı”dır.
Edirne’yi ulu yapısıyla taçlandırmıştır.
Ayçiçeklerinin envai türlü sarısıyla açtığı, buğday başaklarının altın sarısı ile bütünleştiği bu uçsuz bucaksız coğrafyanın neresinden bakarsanız bakın ihtişamlı yapısıyla karşınızdadır ve sizi selamlar.
İstanbul yönünden, Kapıkule’den, Süloğlu’ndan ve hatta Sırpsındığı taraflarından Edirne’ye girenlere ilk o “merhaba” der.
Hatta daha uzaklardan… Uzunköprü’nün Süleymaniye Köyü’nden, Bulgaristan’ın Rodop dağlarından, Yunanistan’ın Orestia’sından ve birçok uzak tepelerinden bu yapıyı görmek mümkündür.
Selimiye’nin yapıldığı tepe, Trakya’nın yüzlerce irili ufaklı tepesinden çok farklıdır, sanki Selimiye o noktaya kurulsun diye yapılmıştır.
Hem şehrin tam göbeğinde olup hem de çevredeki bütün coğrafyaya hâkim bu tepeye böylesine görkemli bir yapıyı oturtmak, Sinan’ın mimari ve şehircilik dehasının göstergelerinden sadece biridir.
Selimiye kubbeli yapıların zirvesidir. “Taşın dehaya dönüşmesi” dir. Klasik mimaride estetiğin vardığı son noktalardan biridir.
Mimar Sinan’ın bütün ustalık ve maharetini sergileme imkanı bulduğu Selimiye, insanlık tarihinin gördüğü en ulu mabetlerden, en yüksek mimari uygulamalardan biri olarak kabul görür.
Kentleri kent yapan simgeleridir. Bu simgeler kentlere kimlik verir. Bazı kentler bu açıdan şanslıdırlar.
Edirne çok simgeli ve çok kimlikli bir şehirdir. Anıt eserle dolu bir “Payitaht”tır.
Onlarca anıt eser ise sadece birini selamlar, tümü ona biat eder ve onun gölgesine sığınırlar.
Edirne’de tüm yapılar Selimiye’nin gölgesine sığınmışlardır. Onun büyüklüğü, ihtişamı ve vardığı estetik düzey karşısında saygıların en büyüğünü gösterirler. O mütevazılık içinde bu kenti kent yapan unsurlardan biri olurlar.
Selimiye farklıdır.
Selimiye Edirne’nin şansıdır. Selimiye'siz bu kenti düşünmek mümkün değildir. Selimiye bu şehri kültürel mirasın başkentlerinden biri yapar.
Selimiye bir zirvedir.
Ona ulaştığınızda; hiçleşir, ona sığınırsınız.
O ulu kubbenin altında ezilir ve yok olursunuz.
***
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)


Enver ŞENGÜL
Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Lisans, Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Yüksek Lisans Eğitimini tamamladı. Öğretmenlik, gazetecilik, halkla ilişkiler uzmanlığı yaptı, Trakya Üniversitesi’nin çeşitli birimlerinde idari görevlerde bulundu. Halen Avrupa Müze Ödüllü Trakya Üniversitesi Sultan II.Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürlüğü görevini yürütüyor.
Ödüllü bir fotoğraf sanatçısı... Bugüne kadar ulusal ve uluslararası düzeyde 30 civarında ödülü bulunuyor.
Fotoğraf sanatıyla 1985 yılından beri ilgileniyor. Gazetecilik yaptığı yıllarda fotoğrafın büyülü etkisine kapıldı. Bu süre içinde 4’u uluslar arası olmak üzere 21 kişisel sergi açtı, çok sayıda karma sergide yer aldı. 3 ayrı atölye çalışmasını sonuçlandırdı. Fotoğrafları çok sayıda dergi, afiş, broşür, kitap ve takvimde yayınlandı.
Trakya Üniversitesi’nin değişik bölümlerinde fotoğraf dersleri veriyor.
Türkiye’nin birçok yöresi ile ilgili binlerce fotoğraftan oluşan zengin bir arşive sahip.
Türkiye Fotoğraf Sanatı federasyonu (TFSF) Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürütüyor. www.fotono1.com adlı fotoğraf paylaşım sitesinin editörleri arasında bulunuyor.
Ayrıca yayınlanmış 4 kitabı ve bir de fotoğraf yazılarından oluşan bir e-kitabı bulunuyor.
|