Batı dışı kültürlerin, Asya’nın, İslam’ın, Afrika’nın, Latin Amerika’nın kazandırdıkları insani zenginleşmenin bana verdiği mutluluğu ile sizleri selamlıyorum. Bir imparatorluğun hüzünlü doğuş anlatısını şu an fotoğraflarımda görüyorsunuz. Bu tabiiyet bedenen var olmasa da ruhen yalnızlaşan değerlerin kimliklerinde yazılıdır. Ben fotoğraflarımda gözle görülmeyen bu topluluğu, görünen bir hale getirmeye çalıştım. Yalnızlar İmparatorluğu, her ne kadar birçok kişi tarafından dillendirilmese de, öz değerlerine sahip çıkanlar için kaçınılmaz bir fotoğraf konusudur. Kendimi Anadolu’nun bana öğrettiklerine olan borcum nedeniyle ve onun ruhu ile geleceği inşa etmek için, üzerimize serpilmeye çalışılan ve değerlerimizi örten bu ölü toprağını tırnaklarımla kazıma sorumluluğunda hissediyorum.
Düsseldorf - Almanya
Birçok kişi için modern dünyanın müreffeh yaşamı sadece batıdadır. Batı odaklı olmayacak yaşam ve kültür güya ‘kaçırılmış fırsatlar’ bütünüdür. Ancak sorulması gereken; Batı odaklı kültürün üstünlüğü, mükemmel olmasından mı yoksa silah tekniklerini, ekonomik düzeni ve kültür şoku yaşatan medyayı saldırgan bir amaçla kullanma beceresinden mi gelmektedir? Hayatı maddi değerlerle ölçen bir toplumun yaratılmasıyla, değerlerinden uzaklaşmış bireylerin müreffeh yaşamı tanımlaması, yazılan senaryoya gayet uygundur.
Maastricht - Hollanda
Sistem gayet iyi işlemekteydi. Ancak her çıkışın bir inişi olduğu gibi bu oluşturulan global medeniyetin de artık gözle görülür sıkıntıları vardır. Batı sosyal, ekonomik ve siyasal alanda her şeyin yeni temeller üzerinde oturtulması ihtiyacını artık yüksek sesle haykırmaktadır. Batının önyargılı görüşlerini aştığımızda medeniyet kaynaklarının (Yunan, Roma ve Hıristiyan) hepsinin Asya ve Afrika’dan doğduğunu görürüz. Ruhun sahibine tekrar döndüğü gibi bu hasta medeniyet yani yalnızlar imparatorluğu, sahibine yüzünü dönmesi gerekmektedir.
Vatikan
Bu medeniyet üç unsur ile yoğrulur;
1- Ahlak alanında; Hıristiyan özellikle Katolik düzeni
2- Hukuk, siyaset ve devlet alanında; Roma imparatorluğu düzeni
3- Düşünce ve sanat alanında; Eski Yunan geleneği
Ancak bu üç unsur üzerine örtülen örtü kaldırıldığında, batının ‘Mucizevi kuruluş hikayesi’ safsatası atıldığında şu gerçekle karşılaşmaktayız; Batı diye adlandırılan medeniyet, doğuşunu Anadolu’ya, Ortadoğu’ya ve Mısır’a yani Asya ve Afrika’ya borçludur.
Köln - Almanya
Batılı dediğimiz dünya görüşü, M.Ö. 3000 yıllarından önceki dönemden başlar. Bu görüş Avrupa dışında Anadolu ve Mısır’da gelişir ve şekillenir. Batı’nın doğulu kaynaklardan kopuşu, insanın yoksullaşmasına yol açar. Asıl ekseni kayan batının kendisidir. İnsanlar bireysel değerlerini ön plana çıkartarak ruhen yoksullaşmışlardır. Bu yoksullaşmanın süreci günümüzde dillendirilen global yozlaşma ile kapımızın önüne kadar gelmiştir. Doğulu değerlerin zenginliği toplumsal ve ortak bir bakış açısıdır. Yalnızlar İmparatorluğu’nun kuruluşu da bireyselliğin toplum değeri olması ile daha hızlanmıştır. Rönesans da bu imparatorluğun en büyük gücü olmuş, diğer bütün kültürleri boğarak dünyayı köleleştirmesine neden olmuştur.
Viyana - Avusturya
Bireyselliği göklere çıkartan Sofistler, batı dünyasının önemli pusulasıdır. Bireyin önceliği antik dönemden itibaren batılı dünya anlayışının değişmezleri arasında kalır. ‘Herşeyin ölçüsü insandır’ diyen Protagoras’tan, Descartes’in bireyi ‘tabiatın efendileri ve sahibi’ yapma ihtiraslarına kadar birçok düşünce akımı bireyi ön plana çıkartmaktadır. Bireysellik felsefesi ile toplumsal değerlerin arka plana itildiği bir medeniyet, Yalnızlar İmparatorluğu’nun doğuşunu da hazırlamıştır.
Vatikan
Sokrates’in tek boyutlu insan kavramı, Rönesans döneminde ortaya çıkar. Bu kavramın uygulama noktası doğmakta olan kapitalizmin özelliği olan kar ve kudret arzusudur. İnsanlar bu kavramlarla yeni bir din oluşturur gibi kurallar ortaya atarlar. Artık yeni düzenin temelleri atılmış, doğudan eksen kayması ile uzaklaşan batının uçurumları git gide artmıştır. Arzular bireylerin mutluluğu üzerine kurulmuş, yüzyıllarca edinilen toplumsal değerler unutulmuştur. Herşey bireylerin mutluluğu içindir. Tabiat ile bile savaş halinde olan bu sistem, kendi kurduğunun üstüne harislikle çıkmaktadır.
Lüksemburg
Bu toplum düzeni Yalnızlar İmparatorluğu’nun ruhudur. Kalabalıklar içinde yalnızlık yaşayan bu bireyler, imparatorluğun kralları, kraliçeleridir. Ancak şuna dikkat etmek gerekir ki; Yalnızlar İmparatorluğundan ülkemize, değerlerimize, ruhumuza, hanelerimize, kimliğimize büyük bir göç yaşanmaktadır. Çok geç kalmadan kimliğimizle, geçmişteki değerlerimizle yaşamanın ne kadar önemli bir değer olduğunu tekrar hatırlamamız ve hatırlatmamız gerekmektedir.
Not: Bu proje 32 Avrupa şehrinden 85 fotoğraf ile oluşturulmuştur. Yalnızlaşan ruhlara adanmıştır.
KISA ÖZGEÇMİŞ
Fotoğraf: Hamit Yalçın - Ortahisar (Kapadokya)
21 Eylül 1981 yılında Çanakkale’de doğdu. Babasının Türk Silahlı Kuvvetler mensubu olması nedeniyle doğusuyla batısıyla 10 farklı şehirde yaşadı. Lisansını ve yüksek lisansını Mersin Üniversitesinde tamamladı. 2009 Eylül ayında Köln Üniversitesinde doktora yapmaya hak kazandı. Su an Gazi Üniversitesi Arkeoloji bölümünde Prof. Dr. Emel Erten danışmanlığında, Olba’daki Kült Alanları – Ölü Kültü konulu doktorasına devam etmektedir.
2001 yılından beri fotoğraf sanatı ile ilgilenmektedir. Fotoğraf çalışmaları, mekânsal portre, yaşam, estetik arkeoloji fotoğrafçılığı üzerinedir. Kendisini Yasam Fotoğrafçısı diye tanımlamaktadır. Fotoğraf ve arkeolojiyi estetik bakış açısıyla değerlendiren çeşitli popüler makaleleri bulunmaktadır. İlk ödülünü 2008 yılında Mersin Valiliğin Ulusal Fotograf Yarışmasından ikincilik alarak kazandı. Daha sonra ulusal ve uluslararası yarışmalarda çeşitli ödüller almaya devam etti. 2010 yılında 14 binin üzerinde fotoğrafçının katıldığı Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yapılan fotoğraf yarışmasında Anadolu kardeşliğini anlatan fotoğrafı, Avrupa Birincilliğini kazandı. Madrid ve Brüksel'de ödül törenlerine katılarak Anadolu Kültürünü Avrupa’nın siyaset ve sanat alanlarında anlattı. 2010 yılının kaşım ayında da 14. Devlet Fotoğraf Yarışmasından BAŞARI ödülü kazanarak onurlandırıldı. 30’a yakın ulusal ve uluslararası fotoğraf ödülü bulunmaktadır.
Fotoğrafları, Ülkemizde, Almanya'da, Belcika'da, Italya'da, Ispanya'da, Fransa’da ve Amerika'daki cesitli karma sergilerde yer aldı. Akçay, Anadolu Fotografçılığı terimini yaymaya, cennet vatanını dünyaya anlatmaya ve fotoğrafı Anadolu kültürü için kullanmaya devam etmektedir.
- “Anadolu'nun Aforizma ve Sırları” Fotoritim Kasım 2009 Sayısı.
FOTOĞRAF ÖDÜLLERİ
- 2010 - T.C. 14. Devlet Fotoğraf Yarışması BAŞARI ödülü
- 2010 - Avrupa Birliğinin Fotoğraf Yarışmasından Avrupa Birinciliği.
- 2011 - AFAD 13 Kare Ulusal Fotoğraf Gösterisi Yarışması Birincilik Ödülü
- 2011 - T.C. Konya Valiliği 5. Uluslararası Fotoğraf Yarışmasında UPI Gümüş Madalya
- 2011 - İspanya - Cordoba Uluslararası Blipoint Fotoğraf Yarışması 2.lik Ödülü
- 2011 - Arbel 1. Uluslararası Fotoğraf YarışmasıFIAP Mansiyon
- 2008 - Mersin Valiliği Ulusal Fotoğraf Yarışması 2.lik Ödülü
- 2010 - Olympus'un Dostluk Konulu Fotoğraf Yarışmasından Birincilik Ödülü
- 2011 - Samsung Fotoğraf Yarışması 2.lik Ödülü
- 2010 - Köln Üniversitesi Fotoğraf Yarışmasından Birincilik Ödülü
- 2009 - Köln Üniversitesi Fotoğraf Yarışmasından Birincilik Ödülü
- 2011 - Sun Express Fotoğraf Yarışması Başarı Ödülü
- 2011 - USA - Vivanista Uluslararası Fotoğraf Yarışması 3.lük Ödülü
- 2009 - MFD Uluslararası FIAP Fotoğraf Yarışması 2 Sergileme
- 2010 - Almanya BADEN-WÜRTTEMBERG fotoğraf yarışmasından Ödüllü Sergileme
- 2008 - Mersin'de Avrupa 2 sergileme
- 2009 - Mersin'de Kış 3 Sergileme
- 2009 - Mersin'de İlkbahar 1 Sergileme
- 2009 - Gümüşlük Akademisi 2 Sergileme
- 2009 - Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği 2 Sergileme
- 2009 - Yeni Yüksektepe Kültür Derneği (Esnaf) 2 Sergileme
- 2010 - Fotoğraf Dergisi Fotoğraf Yarışması Basari Ödülü
- 2010 - Bornova Belediyesi 2010 Fotoğraf Yarışmasında 1 Sergileme
- 2011 - Gaziantep Tabipler Odası İnsan ve Sağlık Fotoğraf Yarışması 1 Sergileme
- 2011 - Alanya Belediyesi 7. Ulusal Fotoğraf Yarışması 2 Sergileme
- 2011 - 3. Tarım ve İnsan Konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması1 Sergileme
Bu Makaleyi Paylaşın
10-01-2012
konusu ,fotoğrafları ve makalesi ile gercekten özgün bir çalışma ..Beğeni ile izledim tebrikler..
Bu imparatorlugu gördügünüz ve incelediginiz icin cok tesekkür ederim. Avrupa'daki hissiyatimi aktardim. Sosyolojik cözümleme haddim degil ama gördüklerim yasadiklarim buna dairdir. Kabul buyurun. Bütün fotograf dostlarima, benimle seveninenlere,üzülenlere selam olsun.