EMEK
Bekir Tuğcu
Anadolu’da her köşede el emeği ile hayatını kazanan insanlar var. Maalesef gün geçtikçe zanaatkar insanlar giderek azalmakta, yeni nesil ise bu yok olan mesleklere ilgi göstermemekte. Tüm fotoğrafçılar bu azalan sayıdaki mesleklere yoğun ilgi göstermekte ve her geçen gün değişik medya ve sanal ortamlarda artan sayıda görünmelerine yol açmaktadırlar. Ancak özellikle maddi açıdan bu mesleklerin yetersiz gelir getirmesi genç neslin ilgisiz kalma nedeni olarak dikkati çekmektedir. Her ne kadar bazıları her coğrafi bölgeye yayılım gösterse de birçoğu belli bölgelere sınırlı kalmış hatta o bölgelerle birlikte anılır olmuşlardır. Teknoloji ve bağlantılı olarak sanayinin gelişimi tüm üretim aşamalarında insan işgücünü azaltmış ve üretimi standardize ve yüksek verimli kılmıştır. Halbuki, hangimiz direkt el emeği ile üretilen ürünlerin birebir kopya ürünler olmasını görmek isteriz. Her birinin birbirinden ayrı bir özelliği olması ya da tıpkısının bir benzerinin olmaması değil midir farklılığı ortaya koyan ya da değerli kılan. Tüm dünya yeri geldiğinde, bu tür el emeğine dayanan zanaat ürünlerinin yapımını subvanse ederken, Anadolu coğrafyasında yavaş yavaş göz önünden kaybolmalarına çanak tutulmaktadır. Tek başlarına sanayi devlerine kafa tutmalarını beklemek bir ütopyadır. Nitekim hemen hemen tamamı belli bir yaş sınırının üzerindeki kişiler tarafından yapılan meslekler bu kişilerin kenara çekilmesi ile tümüyle ortadan kalkacak ve sadece fotoğraflarımız tarafından tanınacaktır gelecek nesiller tarafından.
Bu nedenledir ki değerlidir bu fotoğraflar. Tekrar tekrar çekilmişler tüketilmiş konular mıdır? Hayır… Tekrar tekrar konu olmalıdırlar ki toplumsal bilinçlenme oluşsun…


















Özgeçmiş

Bekir Tuğcu
1970 yılında İstanbul’da doğdu. Tıp fakültesini bitirdikten sonra, 1998’de Nöroloji uzmanı ve 2005 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı oldu. O zamandan beri de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinde çalışmakta.
1990 yılında, İFSAK’da açılan kursa katılarak başladığı fotoğraf yolculuğu 2004 yılından sonra hız kazandı. Fotoğraflarında ağırlıklı olarak insan öğesini ve yaşadığı çevre, yaşam şartları ile bağlantılarını ortaya koymaktan hoşlanıyor. Hemen tüm çalışmalarında siyah beyaz fotoğrafları tercih etmektedir.
İFSAK ve BÜFOD üyesidir. Halen BÜFOD disiplin kurulu üyesidir.
Çok sayıda karma sergide fotoğrafları ile yer aldı. Tuğba Kırallı ile birlikte gerçekleştirdiği “Tersane-i Amire” çalışması 2010 yılında Uğur Varlı sanat galerisinde ve Büyükçekmece Mimar Sinan Kervansarayında sergilendi.
Fotoritm dergisinde “Mangal kömürcüler” Anadolu Fotoğraf Dergisinde “Mardin” ve “Cansız bedenler” konulu fotohikayeleri yayınlandı. 2010 yılında “cansız bedenler” isimli foto projesi Photoworld dergisinde yayınlandı. 2006 yılndan bu yana yurtdışı ve yurtiçi çok sayıda FIAP patronajlı yarışmada fotoğrafları sergilenmeye layık bulundu. 4 kez FIAP Mansiyon, 1 ke PSA mansiyon, 1 kez ICF mansiyon ve 1 kez de ICF gümüş madalya ödülü kazandı.
2009, 2010 ve 2011 yıllarında 3 kez üstüste başarılı bulunarak, 2011 yılında Sami Güner kupasını kazandı. 2009-2010 sezonunda, İFSAK’da yılın başarılı fotoğrafçısı ödülünü aldı.
Bekir Tuğcu evli ve 2 kız çocuk babasıdır.
|