2006 yılından günümüze kadar çektiğim Şeb-i Arus ve Mevlana fotoğraflarımı hem bir belgesel hem de Mevlana felsefesinin ve mistizminin yansıtılmaya çalışıldığı çok yönlü fotoğraf çalışmalarımı bir kronolojik sıra dahilinde sizlere aktarmaya çalıştım. Umarım beğenilir.
Sevgilerimle
Hamit YALÇIN
ŞEB-İ ARUS
Büyüklük, yücelik, sen giderken başkasına“ gel” diyebilmektir. Çağırmaktır onu, hakka, doğruya çağırmaktır. “Nasıl olursan ol, ümitsizliğe düşme” diyebilmektir. Ümit vermektir insana, sevinç, kıvanç vermektir. Verdiği sözü tutturmaktır, tövbelere sarmak, günahsız bırakmaktır. Umut olmaktır, umut çoğaltmaktır.






Onun için çınlar Konya sokakları, günler, aylar, yıllar boyu. O dergahda hiç susmayan, hiç susmayacak bir çağrıdır o; “gel” diyebilmek.






“Gel! Ne olursan ol, yine gel...
İster kâfir ol, ister ateşe tap, ister puta...
İster yüz kere tövbe etmiş ol, ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Bizim kapımız umutsuzluk kapısı değil, nasılsan öyle gel.”






Büyüklük, yücelik, gidişi “düğün gecesine” çevirebilmektir. Ölümleri anmak değil, kavuşmaları anmak, hasretleri gidermektir büyüklük. Kavuşmaktır sevdiğine , sarılmaktır. Dahası, görüşmektir. Görmektir.






Yücelik, ölümleri, “yaradana dönüş” olarak görmek, toprağa bir tohum düşürmektir. Tohumlardan nice filizler sarmak, desteler göğertmektir. Göğe ermektir, ölüm.






Sevgiliye kavuşmak gibi görebilmektir, ölüm. Sevgiliyle bir olmak, beraber olmaktır, ölüm. Bir gurup vakti, gülerek ebediyet âleminin asumanına doğabilmektir ölüm.






Büyüklük, ardına dönmeden gidip yürümektir bu anda. Verilmiş hesapları, ödenmiş hasretleri geride bırakıp gidebilmektir. Ayrılıkların ardından, şemse, kamere nazar etmeden gidebilmektir.






Yücelik, ölümü hiçbir zaman yokluk olarak kabul etmemektir. Bir karış toprağa sarılıp yatmak değildir, ölüm. Büyüklük, “ Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir" diyebilmektir.






"Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan" diyebilmektir yücelik. Ayrılıkları silip, yerine vuslatlar koyabilmektir.






Büyüklük, düğünleri, gelin gecelerini bir tutmaktır. Sevgiliyle kavuşmayı bir tutmaktır. Yücelik, ölümü, düğün gecelerine çevirmek, düğün gecelerinin coşkusuna katılabilmektir. Tef çalmak ney üflemek, semâ etmektir.






Büyüklük yücelik, mevlevi olmak, semalara durmaktır. Semazenlere karışmak, el vurmaktır. Allah'tan alıp kula vermektir. Dünyayı döndürmek değil, kendin dönmektir, kendine dönmektir. Dönecek bir ruh, bir güneş bulabilmektir. Temize bürünmek, tertemiz kalabilmektir.






Büyüklük, yücelik Mevlana olmaktır. Mevlana olabilmektir. Gidilecek yollar, gelinecek yarlar bulabilmektir. Aşık olmak, aşka bürünmektir. Her zaman Rabbinde olmak, zamanı geldiğinde Rabbine kavuşmaktır.






Mevlana olmak, temiz olmak, temiz kalmaktır. Temize yol açmaktır. Yollar açıp, sırlar vermektir. Nur saçmak, ışık vermektir.






Mevlana olmak,
"Ümitsizlik semtine gitme; ümitler vardır.
Karanlık tarafa gitme; güneşler vardır."
diyebilmektir. Güneşler açmak, güneşler açtırmaktır.





Büyüklük Yücelik, Mevlana kalmaktır. Yetmişiki millet ile beraber olmaktır. Veliler yıldızı olmak, feyz vermektir.


Mevlana olmak,“ham olmak”, “pişmek”, “yanmak”tır.
Mevlana olmak, bir Şeb-i Arus günü, düğün gecelerine ermek, gerdek gecelerine kavuşmaktır.




Büyüklük, ardına dönmeden gidip yürümektir bu anda. Verilmiş hesapları, ödenmiş hasretleri geride bırakıp gidebilmektir. Ayrılıkların ardından, şemse, kamere nazar etmeden gidebilmektir.
***

HAMİT YALÇIN
1958 yılında Elazığ'da doğdu.
1976–1980 yılları arasında profesyonel gazetecilik ve foto muhabirliği yaptı. İlk fotoğraf sergisini 1982 yılında Ankara'da açtı.
1983 yılında Ankara' da açtığı kendi atölyesinde, Reklam Fotoğrafçılığı alanında çalışmaya başladı. Bu arada "Doğa" konulu çalışmalara ve "Anadolu"ya yoğunlaştı. "Turizm ve tanıtım" konulu çekimler yaptı.
1986 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı "Özel Fotoğraf Ödülü" aldığı ödüllerin en anlamlısı oldu.
Yurt içinde ve yurt dışında birçok kişisel sergilerle birlikte, karma sergilere, sunuşlara katıldı ve sinevizyon gösterileri gerçekleştirdi. Seçici kurul üyeliklerinde bulundu.
Moskava, İslamabad, Seul, Lefkoşa, Strazburg ve Şangay’da Ankara konulu açtığı kişisel sergiler yankı buldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türkiye'yi tanıtıcı broşür ve kataloglarında fotoğrafları yayınlandı.
Belgesel film dalında da eserler verdi. 4 bölümlük "Köşkler, Kasırlar" belgeseli televizyonlarda sıkça yayınlandı. Birçok reklam ve tanıtım filmlerinin yönetmenliğini yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2005-2006 eğitim-öğretim yılı ilköğretim ders kitaplarının tümünün fotoğraf editörlüğünü yaptı.
Aralık 2006 tarihinde Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliğince iki ülke arasındaki sanat ortamına katkılarından dolayı şeref plaketi aldı.
Birçok dergi, gazete, tv, kitap ve yayınlarda yüzlerce fotoğrafı ve röportajları yayınlandı. Bunların içinde en bilineni Türk hava yollarının aylık yayın organları olan Skylife ve Anadolu Jet Magazin adlı dergilerin fotoğraf editörlüğüdür.
Aylık yayımlanan Anadolu Fotoğraf Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır.
Son olarak Paris’te açtığı Kültürlerin Dansı & Sonsuzluğa Bırakılan İzler sergisi Fransız sanat çevrelerinde yankı bulmuş ve önümüzdeki dönemde bir Unesco sergisi olması kendisine teklif edilmiştir. Aynı sergi Ekim 2011’de Luxemburg’da açılmış, daha sonra Lyon, Strazburg ve Fameck adlı şehirleri dolaşması planlanmıştır.
Halen „Farmagazin“, „Pharmaceutical Business Review“ ve „Yaşama Sanatı“ adlı dergilerde yazıları ve fotoğrafları yayınlanmaktadır. Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (GESAM), Kolleksiyoncular Derneği (KODER) ve Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) üyesidir.
Hamit YALÇIN profesyonel kimliğinin yanında amatör bir ruh ve heyecanla Anadolu Fotoğraf sanatının gelişmesi ve dolayısıyla Türk Fotoğrafçılığının dünyada söz sahibi olmasına yönelik çabalar sarfetmekte ve bu çalışmalara destek vermektedir.
|